Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi dünya nüfusunun yaklaşık % 1’ini etkileyen bir hastalıktır. Hastalık ırk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin eşit olarak görülmektedir. Epilepsi nöbetleri herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir ama sıklıkla en gençler ve en yaşlılar etkilenmektedir.

Beyinde bulunan her sinir hücresi elektrik akımı ile uyarıları birbirine ileterek fonksiyon gösterir. Epilepsi nöbetleri beyindeki bir grup sinir hücresinin aynı anda aşırı bir elektriksel boşalma oluşturmasıyla ortaya çıkar.

Epilepsi tekrarlayan nöbet hastalığıdır. Nöbet geçiren her insan epilepsi hastası değildir. Epilepsi tanısı tekrarlayan nöbet hikayesi olan bir hastada nöroloji uzmanı tarafından yapılan ayrıntılı bir muayene sonucu konabilir.

Epilepsi hastalarının yaklaşık % 65’inde belirli bir neden saptanamaz. Bu nedenle bu tip epilepsiler idiyopatik olarak ifade edilir. Nedeni belirlenebilen durumlarda ise semptomatik epilepsiden bahsedilir. En sık görülen nedenler; kafa travmaları, beyin tümörleri ve damar hastalıkları, enfeksiyonlar, anne karnında geçirilen enfeksiyonlar ve doğum travması, yüksek ateş, zehirlenmeler ve kan akımında azalmaya yol açan kalp-damar hastalıklarıdır.

Nöbete neden olan bu durumların yanında, kendisi nöbete neden olmayan ancak nöbet eşiğini düşürerek nöbetin ortaya çıkmasını kolaylaştıran tetikleyici faktörlerin en önemlileri yanlış ilaç kullanımı, uykusuzluk, uyuşturucu madde kullanımı, aşırı alkol veya kafein alımı, nöbet engelleyen ilaçlarla birlikte başka ilaçların kullanımı, adet dönemleri, kan şekerinin düşmesi, B6 vitamin eksikliği ve kan elektrolit dengesinin bozulmasıdır.

Nöbetler genel olarak iki ana gruba ayrılır: Parsiyel (kısmi) ve jeneralize (yaygın) nöbetler. Parsiyel tip nöbetler beynin sadece bir bölümünde elektriksel boşalmayla başlarken, jeneralize tip nöbetlerde elektriksel boşalım beynin her tarafından başlayarak ortaya çıkar. Dolayısıyla nöbetler çok farklı şekilde ortaya çıkabilirler. Bazı nöbetlerden önce bir koku hissi gibi olağandışı bir algılama yaşanırken, bazı nöbetlerde kişi yere düşebilir veya ağzı köpürebilir. Bazen de boşluk nöbetleri denilen, kişinin gözlerini bir noktaya dikmesi ve donuklaşması gibi durumlar ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinde her zaman rastlanmamakla birlikte bilinç kaybı olabilmektedir.

Nöbetlerin ortaya çıkmasını engelleyen ilaçlara antiepileptik veya antikonvülzan ilaçlar denmektedir. Epilepsi hastalarına tamamen nöbetsiz bir yaşam sunmak mümkün değildir. Ancak epileptik nöbetler ilaç tedavisiyle yüksek oranda kontrol altına alınabilmektedir. İlaç tipi hastaya ve nöbet tipine göre belirlenmektedir. Kullanılan ilaçlar nöbetleri kontrol altına alırken kişinin günlük yaşamsal aktivitelerini de engellememelidir. Bazı hastalarda nöbetler tek ilaçla kontrol altına alınırken, bazı hastalarda birden fazla sayıda ilacın birlikte kullanımı söz konusu olmaktadır. İlaçlarla nöbetleri kontrol altına alınamayan bazı hastalarda ise cerrahi tedavi uygulanmaktadır.